Bu yazı bir hukuk danışmanlığı değildir. Amaç; özellikle küçük işletmelerin ve esnafın çevrim içi şikâyet platformlarında eleştiri hakkı ile ticari itibar arasındaki sınırı anlamasına, delil toplamasına ve itirazını doğru zeminde kurmasına yardımcı olmaktır.
Bir işletme hakkında şikâyet yayımlanması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez. Tüketicinin yaşadığı deneyimi açıklaması, eleştirmesi ve kamuoyuyla paylaşması ifade özgürlüğünün parçasıdır. Buna karşılık eleştiri; gerçeğe aykırı isnat, hakaret, somut dayanağı olmayan ağır suçlama veya işletmeyi gereksiz yere inciten yanıltıcı anlatı hâline geldiğinde başka haklar devreye girer.
“Zorbalık” hissi neden oluşuyor?
Küçük işletme açısından sorun çoğu zaman güç dengesizliğidir: tek bir kullanıcı kısa bir metinle markanın arama sonucunda görünen itibarını etkileyebilir; işletme ise iddiayı çürütmek için ekran görüntüsü, sözleşme, ödeme kaydı, yazışma ve kronoloji hazırlamak zorunda kalabilir. Üstelik içerik platformda görünür kalırken işletmenin itirazı ayrıca incelemeye tabi tutulur. Bu durum işletmede baskı veya “zorbalık” hissi yaratabilir. Fakat hukuken değerlendirme yapılırken his değil, somut içerik, delil, platform kuralları ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır.
Şikâyetvar’ın kendi kuralları ne söylüyor?
Şikâyetvar’ın yayımladığı resmî şikâyet yönetimi rehberinde; hukuka ve ahlaka aykırı içerik, sahte şikâyet/şikâyetçi, tekrarlayan şikâyet, başkası adına yazılan şikâyet, yönlendirme-reklam amacı ve yargı kararı gibi başlıklar kaldırma gerekçeleri arasında sayılıyor. Platformun üyelik sözleşmesinde de hakaret, iftira, kötüleyici ve hukuka aykırı içeriklerin gönderilemeyeceği belirtiliyor. Bu nedenle işletme itirazını “beni rahatsız ediyor” şeklinde değil, platformun kendi kriterlerinden hangisinin ihlal edildiğini göstererek kurmalıdır.
Esnaf için temel hukuki dayanaklar
1. Türk Medeni Kanunu m.24-25
Kişilik hakkına hukuka aykırı saldırıya karşı koruma sağlar. Gerçek kişiler bakımından şeref ve itibar; tüzel kişiler bakımından da ticari saygınlık belirli koşullarda korunabilir. Somut olayın niteliğine göre saldırının önlenmesi, durdurulması veya hukuka aykırılığın tespiti gibi talepler gündeme gelebilir.
2. Türk Borçlar Kanunu m.49 ve m.58
Hukuka aykırı ve kusurlu fiille zarar verme sorumluluğu ile kişilik hakkının zedelenmesinden doğan manevi zarar taleplerine ilişkin genel hükümler önem taşır. Her olumsuz yorum otomatik olarak tazminat doğurmaz; hukuka aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağı somut olayda değerlendirilir.
3. Türk Ticaret Kanunu m.54-56
Haksız rekabet hükümleri; aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla rakipler, müşteriler veya ticari çevre arasındaki ilişkilerin etkilenmesini düzenler. Özellikle bir işletmenin faaliyetleri hakkında yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar somut olayda haksız rekabet değerlendirmesine konu olabilir. Bu alan tüketici eleştirisini susturma aracı değildir; olayın içeriği, tarafların sıfatı ve açıklamanın doğruluğu önemlidir.
5651 m.9 konusunda eski internet rehberlerine dikkat
Uzun yıllar kişilik hakkı ihlallerinde 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi üzerinden sulh ceza hâkimliklerine başvuru anlatılıyordu. Anayasa Mahkemesi E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla bu sistemin önemli hükümlerini iptal etti ve kararın yürürlüğü için dokuz aylık süre öngördü. Bu nedenle bugün eski “5651/9 dilekçesi ver, URL kapansın” anlatımlarını güncel hukukmuş gibi kullanmak doğru değildir. Somut olayda hangi hukuk yolunun açık olduğu güncel mevzuata ve talebin niteliğine göre değerlendirilmelidir.
İşletme hangi delilleri toplamalı?
- Şikâyetin tam URL’si, tarih-saat görünen ekran görüntüsü ve mümkünse PDF çıktısı.
- Müşteriyle yazışmaların tamamı; yalnızca işinize gelen birkaç mesaj değil, bağlamı gösteren kronoloji.
- Ödeme yapılıp yapılmadığını gösteren banka/POS kayıtları.
- Teklif, sözleşme, sipariş veya hizmet kapsamını gösteren belgeler.
- Şikâyette geçen ağır iddiaların her biri için “iddia / gerçek durum / delil” tablosu.
- Platforma yapılan itirazlar ve platformun verdiği yanıtlar.
Ağır suçlamalarda kanıt neden önemli?
“Dolandırıcı”, “paramı aldı kaçtı”, “sahte firma” gibi ifadeler sıradan memnuniyetsizlik cümlesinden farklıdır. Bir kullanıcı kendi deneyimini “hizmetten memnun kalmadım” diye anlatabilir; fakat suç isnadı veya olgusal olarak doğrulanabilir ağır bir iddia ileri sürüldüğünde bunun doğruluğu ve ifade biçimi çok daha kritik hâle gelir. İşletme, böyle bir ifadeye itiraz ederken duygusal cevap yerine somut belge ve kronoloji sunmalıdır.
Ücretli üyelik ile içerik moderasyonu birbirine karıştırılmamalı
Bir şikâyet platformunun ücretli kurumsal hizmetler sunması tek başına hukuka aykırılık göstermez. Şikâyetvar’ın 2025 şeffaflık raporu içerik bildirme ve inceleme kurallarının kullanıcılar, Freemium ve Pro markalar için aynı kurallara tabi olduğunu belirtiyor; ücretli paketlerde rapor, analiz, entegrasyon ve hesap desteği gibi ek hizmetler bulunabiliyor. Bu nedenle “para vermezsen şikâyeti silmiyorlar” gibi kesin bir iddia, somut kanıt olmadan kurulması gereken bir cümle değildir. Eleştiri yapılacaksa ücretli hizmet ile moderasyon kararının hangi somut olayda nasıl ilişkilendiği belgelenmelidir.
Pratik itiraz yöntemi
- Önce şikâyeti cümle cümle ayırın.
- Her cümlenin “yorum”, “olgusal iddia” veya “ağır isnat” olup olmadığını belirleyin.
- Yanlış olduğunu düşündüğünüz olgusal iddianın karşısına delil koyun.
- Platformun kendi kaldırma kriterlerinden hangisine dayandığınızı açıkça yazın.
- Talebinizi belirli URL ve belirli ifadelerle sınırlayın; bütün eleştirilerin silinmesini istemeyin.
- İtiraz reddedilirse bütün yazışmayı saklayın ve hukuki yol düşünülüyorsa bir avukata somut dosyayla başvurun.
Yeni ticari düzenlemeler bu konuya ne kadar temas ediyor?
2026’da Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Bunlar hedefli reklamcılık, yapay zekâ ile oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicileri ve indirimli satış reklamları gibi alanlarda tüketicinin korunmasına odaklanıyor. Ayrıca 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ikincil düzenlemeler e-ticaret ekosisteminde hukuka aykırı içerik ve haksız ticari uygulamalar bakımından ayrı yükümlülükler içeriyor. Ancak bu düzenlemeleri her şikâyet içeriğine otomatik olarak uygulamak doğru değildir; şikâyet platformundaki uyuşmazlığın niteliğine göre TMK, TBK, TTK, tüketici hukuku ve platform sözleşmesi birlikte değerlendirilmelidir.
Son söz: Eleştiri hakkı var, sınırsız isnat hakkı yok
Esnafın korunması tüketiciyi susturmak anlamına gelmez. Tüketicinin eleştiri hakkı da işletmenin ticari itibarı da hukuken değerlidir. Sağlıklı sistem; gerçek deneyimin yayımlanmasına izin verirken sahte, hakaret içeren, delilsiz ağır isnatları ve yanıltıcı içerikleri etkili biçimde ayıklayabilmelidir. İşletmenin en güçlü savunması öfke değil; kayıt, belge, kronoloji ve ölçülü hukuki itirazdır.

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu sen bırakabilirsin.
Yorum Yaz
Yorum yayınlanmadan önce e-posta adresiniz 120 saniyelik kodla doğrulanır ve yorum yönetici onayına gönderilir.